19/2/2007 - 27/1/2007 - AV HİKAYELERİ
|
|
Çoban Ahmet'in Kurtları
Çoban Ahmet'in kulübesi sıcacıktı. Ocaktaki kalın kütüklerin yanışı bir başka güzeldi. Dışarıda her taraf bembeyaz, ağaçlar sanki gelinlik giymiş gibi nazlı ve edalıydı.
İki gün boyunca yağan kar, hemen hemen bir metreye yaklaşmış ve hâlâ da aralıklarla devam ediyordu.
Çoban Ahmet çaresizdi, iki gündür sürüsüyle birlikte kapanıp kalmıştı. Hayvanların ağılda, Ahmetin de çoban kulübesinde iyiden iyiye canları sıkılmıştı, yapacak bir işleri de yoktu. Koyunlarını kuru yemler ile yemledikten sonra, hiçbir işi olmadığından, gününü yeni öğrenmeye başladığı sazı ile ve taze taze, tavşan kanı gibi demlediği çayını içerek geçiriyordu. Kulübesi sıcacıktı. Hem sobanın hem de ocaktaki kalın kütüklerin yanışı bir başka güzeldi. Pencerden baktığında, çevredeki manzara da güzeldi. Her taraf bembeyazdı. Ağaçlar, sanki gelinlik giymiş gibi, nazlı ve edalıydı. Gün yine akşam oldu. Çoban Ahmet, akşam yemeğini yedikten sonra, gelebilecek kurt saldırılarına karşı horozlu çiftesinin bir gözünü dokuzlu, bir gözünü de kurşun ile doldurarak hazırladı. Elinde sazı, aklına gelen türküleri öğrenmeye çalışırken bir taraftan da çayını yudumluyor, uzun kış gecesini geçirmeye, yalnızlığını sazıyla, tüfeğiyle ve çayı ile paylaşmaya çalışıyordu. Vakit geçmiyordu. Ara sıra radyonun düğmesini çevirip, bazen haberleri, bazen de diğer programları dinlerken ocaktaki
odunları tazeliyor, vakit geçsin istiyordu. İçersinin sıcak olmasına karşın, dışarısı dondurucu soğuktu. Kiremitlerden sarkan buzlar kılıç gibiydi sanki. Sazını bıraktı, radyodaki türküleri dinliyordu. Bir sigara yaktı. Ateşin alevine, odunların çatırtılı yanışına kaptırmıştı kendini. Bir gariplik, bir hüzün çöktü içine. Hiç kimsesi yoktu, yapayalnızdı çoban Ahmet. Yalnız yüreğinde bir ateş vardı. Ağasının kızına tutkundu. Ümitsizdi bu tutku, ancak, yine de alev alev yanmaya başlamıştı bir kere. 'Ağa kızı' diyordu kendi kendine 'Ağa kızı olmaz, olamaz. Ya ağa duyarsa ne olur halim?' diye mırıldandı. Tutunacak bir dalı, gidecek başka bir yeri yoktu. Sevda işte, ne yapsın, çaresizdi. Yine de tatlı tatlı hayaller kurup avutuyordu kendini.
Bir anda ne olduğunu anlayamadı. Köpeklerin havlamaları, koyunların acı acı melemeleri tüylerini diken diken etti Ahmet'in. Hemen tüfeğini ve el fenerini kaptığı gibi fırladı dışarıya. Ağılın içi karışmıştı. Karanlıkta ise bir şey görünmüyordu. Etrafı araştırırken kurdu gördü. Koyunların kaçışmasıyla kurt açıkta kalmıştı. Hemen tüfeğini doğrulttu. Tok bir ses, barut kokusu ve kurdu vurmuştu. Tam o sırada bir başka kurdu da gördü, bastı tetiğe, fakat kurt çitten atlayıp kayboldu. Ortalık biraz sonra sakinleşti, koyunlar sustu. Köpekler hâlâ havlamaya devam ediyordu. Vurulan kurdu sürükleyip getirdi. 'Pis hayvan, buldun cezanı.' diye söylendi. İyi tüfek atardı Ahmet. Babası avcıydı. İkinci kurdu nasılsa vuramamıştı veya yaralı gitmişti belki. Ancak, gecenin karanlığında takip etmek zor olacaktı. 'Sabah ola hayır ola.' diyerek kulübesine girdi. Sabaha kadar gözüne uyku girmedi, hep kulağı seste, eli de tüfeğin-deydi. 'Yine gelsinler yine vururum, elimden kurtulamazsınız.' diyordu. Sabah olmuş, hava aydınlanmıştı. Kar da yağmıyordu artık. Koyunların yemlerini verip tüfeğini alarak, akşam kaçan kurdu takip etmeye başladı. Biraz gittikten sonra kan izlerini gördü. Yaralıydı kurt. Kanları aka aka gitmişti. İzlerinden ağır yaralı olduğu belliydi. 'Fazla uzağa gidemezsin, kurtuluşun yok!' diyordu Ahmet. Yine de o derin karda, zor da olsa, epey yürüdü. Gittikçe kan fazlalaşıyordu. Hem yürüyor hem de etrafa bakarken, karşıdaki küçük bir kayanın dibinde gördü kurdu. Kurt kaçmak istedi. Kaçamadı. Kulakları dimdik, gözleri çakmak çakmaktı. Her tarafı kan olmuştu. Öyle iken bile saldıracak gibi bir hali vardı. 'Senin de işin bitti artık..' dedi Çoban Ahmet. Doğrulttu tüfeğini, horozun düşmesi ve bir patlama. Gerçekten de dokuzlu kurdun işini bitirmişti. Tüfeğini tekrar doldurdu, çapraz astı, kurtu da sürükleye sürükleye getirirken akşamki türküsüne devam ediyordu.
Derelerin uzunu, Kıramadım buzunu. Sevdim ağa kızını. Çekemiyom nazını.
Dereler buz bağladı. Avcılar İz bağladı. Beni bir gelin vurdu. Yaramı kız bağladı.
| |
|
|
Yorum yaz!
|
|
Hakkımda
GİRİN BAKIN BEĞENMEZSENİZ SÖLEYİN DÜZELTELİM
Kategoriler
Arkadaşlarım
askerenes avcivolkan avcicimbom emekcafe
|